Beslenme
Gdo ve sağlığımıza etkileri
Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve sağlığımıza etkileri:
Biyolojik olarak gıda ve tarım alanlarında biyo teknoloji şirketleri her türlü tohum üzerinde kendi teknolojilerini uygulayarak insan sağlığı için ciddi tehlikelere yol açmaktadır.
Genel de insanların ihtiyaç duyduğu mısır, soya ve pamuk gibi ve ithal edilen üç temel tarımsal ürün üzerinde bu uygulamalar yoğunlaşmaktadır. Bu ürünlerin birçoğu nişasta esaslı şekerlerin, margarin ve krem peynirlerde, glikozlu ürünlerde, yağ sanayisindeki mısır özü yağı, pamuk yağı ve hayvan yemlerinde kullanılmaktadır.

1998 den bu yana yağ, hayvan yemi, ve nişasta esaslı şekerler için oldukça yüklü miktarlarda GDO uygulamalı ürünler ülkemize ithal yoluyla girmiştir. Biyo güvenlik yasası 2004 yılında yürürlüğe girdiği için bu ürünlere karşı duyarlılık artmıştır. Bu sayede birçok kişi bilgi sahibi olmuştur. Fakat Biyo güvenlik kurulunun izniyle bu ürünlerin ithali devam etmekte olup, içinde GDO olan ürünlerin Türkiye de ekimi yasaktır.
Yetişkinlerin tüketeceği belirli miktarda GDO ya izin verildiği halde, bebekler için özellikle bebek mamalarında yasaklanmıştır. Oysaki anne sütünden bebeğe geçme riski vardır. Günümüzde tam anlamıyla bu ürünlerin ithalatına engel getirilmese de bilinen sağlığa olan olumsuz etkileri nedeniyle kısıtlamalar ve kontroller getirilmiştir.
Faydalı bitkiler, böcekler ve mikro organizmaların da GDO lu ürünlerin etkilemesi nedeniyle yok olması da söz konusudur. Türlerin azalması ve biyoçeşitlilik anlamında da aynı şey geçerlidir. Çünkü GDO taşıyan ürünler tıpkı çiçek tozları gibi rüzgar ve böcekler yoluyla başka alanlara taşınabilir. Bu yüzden mücadelesi oldukça zor bitki türleri yetişebilir. Günümüzde sağlık ve ekolojik denge problemleri taşıyan GDO içeren ürünlerin kullanılması sonucunda ortaya çıkacak olan yerel tarım ve sağlık sorunlarının sorumluluğu, bu ürünleri üreten ve patent altına alan şirketlere ait olacağı bilinen bir gerçektir.
Cilt Bakımı ve Güzellik
Evde tırnak bakımı
Tırnaklarınızı ve tırnak etlerinizi yumuşatmak için, ellerinize besleyici bir yağ, veya nemlendirici bir krem sürerek ılık bir suda bekletin. Yumuşayan tırnak etlerini çok fazla derine girmeden bir çekişte alabilirsiniz. Eğer başarılı olamıyorsanız tırnak etlerinizi tırnağınızla dibe itebilirsiniz. Bu uygulamayı her gün yaparsanız zamanla etinizi kesmenize gerek kalmayacağını göreceksiniz.
Yumuşamış olan tırnaklarınızı törpülemeden önce istediğiniz boyutta kesin. Daha sonra tırnaklarınızı küt biçimde törpüleyin. Eğer sivri tırnaklara sahip olmak istiyorsanız, önce küt bir şekilde törpüledikten sonra kenarlarından törpüleyerek sivriltin. Bu şekilde daha düzgün bir görünüm elde edersiniz. Tırnaklarınız sıfır kesildiği zaman ince ve uzun bir görünüme sahip değilse tırnaklarınızın etli kısmı uzun demektir. Böyle bir tırnak yapınız varsa, tırnaklarınızı mümkün mertebe uzatmamaya çalışın. Eğer tırnaklarınız kısa ve genişse, tırnaklarınızı uzatın. Oje süreceğiniz zaman kenarlarına sürmeyin. Bu, tırnaklarınızın ince ve uzun görünmesini sağlayacaktır.

Tırnaklarınız pürüzlüyse, oje sürmeden önce şeffaf renkteki parlatıcınızı sürün ve kurumasını bekleyin.
Oje sürerken, ilk katı özenle sürün. Çünkü bu kat inşaatınızın temeli gibidir. Bu kata göre ikinci kat şekil alacaktır. Eğer tırnaklarınız geniş ise kenarlara sürmeyin. Kuruduktan sonra ikinci katıda sürün.
Bir kulak çubuğunun ucuna aseton ya da tonik sürerek taşırdığınız ojeleri silin.
Eğer daha parlak bir görünüm istiyorsanız, üzerine bir kat daha parlatıcı sürebilirsiniz.
Törpü yaparken dikkatli olun;
İlk iş olarak tırnaklarınızı temizleyin. Bunun için ellerinizi zeytinyağlı sabunla yıkadıktan sonra çok kurulamadan limon kabuğuyla tırnaklarınızı diplerine kadar ovun. Böylece tırnaklarınızı yumuşatırken güçlendirmiş, aynı zamanda parlatmış olursunuz. Daha sonra tırnak şeklinize sadık kalarak tırnaklarınızı törpüleyin. Tırnak şekliniz dışında bir şekil yapmaya çalışırsanız, yamuk bir tırnak şekli ortaya çıkar.
Tırnaklarınızı dıştan içe doğru törpülemeye çalışın.
Sağlıklı Yaşam
Çay hakkında bilgi
Lezzet keyfi.
Sohbetlerin vazgeçilmesi sıcak demleme çay;
Gün boyu birçoğumuzun tükettiği sıcak içeceğimiz.
Tavşan kanı kıvamında demleme çay kış günlerinde içimizi ısıtırken, yaz günlerindede vazgeçilmezimizdir.
Güne başlarken bir çok insanın zevkidir çay.
Sabah kahvaltısında ve güne iyi başlamanın önemli bir parçasıdır.
Çayın yanına sabahları simit, peynir ve zeytin; pekte güzel gider.
Akşam yemeği sonrası keyfi
Dünyada yaklaşık 1500 çeşit çay bulunmaktadır. Avrupa’da 13. yüzyıldan bu yana keyif maddesi olarak kabul ediliyor. Çinliler tarafından İ.Ö 2737 yılında keşfedilen siyah çayı bu kadar tüketirken, acaba sağlıklı olup olmadığını düşünüyor muyuz?
Biliyor muyuz acaba bu kadar tükettiğimiz çay ne kadar faydalı?
Yeşil çay ve siyah çay arasında fark var mı?
Çayın besin değeri nedir? Çay uyku kaçırır mı? gibi sorular belki hepimizin kafasını zaman zaman meşgul edebilir.
Siyah çayı demleme sırasında, kafein, organik asitler, polifenol türevleri ve minerallerin bir kısmı suya geçer. Demlenme süresi uzadıkça, bu öğelerin suya geçen miktarları da artar. Böylece çayın rengi koyulaşır ve tadı acılaşır.

Çayın Faydaları;
Sağlık için Yeşil çay:
*Çin ve Japonya gibi ülkelerde yaygın olarak kullanılan ‘Yeşil çay’da, aminoasit içeriği siyah çaydan daha yüksektir. Ancak, polifenol içeriği ise düşüktür.
*Siyah çay polifenollerin enzimatik oksidasyonuyla elde edilir. Yeşil çayda ise çaydaki enzimler etkisizleştirilerek, polifenollerin oksidasyonu önlenir.
*Yeşil çayın kafein içeriği de siyah çaydan düşüktür. Yeşil çay da siyah çay gibi demlenerek hazırlanır.
* Özellikle Poşet çayın kafein içeriği, normal siyah çaydan biraz daha düşüktür.
Meyve çayları;
Yeşil çay kadar sağlıklıdır. Bitki ve meyve çayları.
Özellikle bitki ve meyve çaylarınızı tarçın, karanfil, nane gibi aromalarla da zenginleştirdiğiniz taktirde güzel lezzetler elde etmek mümkün.
Siyah çayın besin değeri:
* İki – üç dakika kaynar suyla demlenmiş çayda, 30 miligram civarında kafein bulunur. Demlenme süresi uzadıkça, bu miktar artar…
* İçilen sade çayda protein, yağ ve karbonhidrat yoktur…
* Bir fincan çaydaki manganez miktarı 0.1 – 0.3 miligram arasında değişir.
* Bir fincan çay 60 – 70 miligram potasyum ve 0.10 – 0.12 miligram flor sağlar.
Çay, kafein içeriğinden dolayı uyuklamayı önleyicidir.( ancak, sürekli kafeinli içecek alanlarda uyku bozukluğu gözlenmemiştir.)Bireyler eğer çay ya da kahve alamadıklarında, huzursuzluk ve baş ağrısı gibi belirtilerden yakınırlar ve kafein aldıklarında bu belirtiler kaybolur.
Çok sevdiğimiz, ve de tavşan kanı geleneğimiz siyah çaydan vazgeçmeyelim…Ancak sağlıklı bir yaşam için, ‘yeşil çay ve bitki çaylarınıda’ ihmal etmeyelim.
Hastalıklar
Alerji nedenleri, tedavisi, korunma yolları
Bahar aylarının kabusudur alerji
Her yıl bir çok kişi alerji ile özellikle bahar aylarında mücadele vermektedir. Bazılarımız hafif geçirirken, bazılarımızda bahar ayları tam bir kabusa dönüşür
Yaşam kalitesini düşüren ve hapşırık nöbetleri, burun akıntısı, kulak, burun, boğazda ve ciltte kaşıntı, gözlerde sulanma ve kaşıntı, ile bize hayatı zehir eden ise alerji tanısı, ‘Alerji Testi’ ile anlaşılabilir.
Alerji nedenleri?
Herhangi bir hayvan veya bitkiye ait bir parça vücüduza girerse önlem amacıyla bağışıklık sistemimiz devreye girer. Havada uçabilecek kadar küçük olan polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozu, gözümüz burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikir.
İlkbaharın erken dönemlerinde saman nezlesine polenler ve çevrede sıklıkla rastlanan ağaçlar neden olmaktadır.
Mantar ise ekmeği küflendiren, meyvelerin bozulmasına neden olan küflerdir. Aynı zamanda kuru yapraklarda, bitki ve toprakta da bulunurlar. Soğuğa dirençlidir ve karlı hava dışında tüm bir yıl sporları havadadır. Ev de saksı toprağında, nemli yerlerde, peynirde, mayalanmış içkide vardır. Kozmetik malzemeler, mantarlar, yiyecekler ve ev tozları yıl boyu sakıncalıdır.
Alerji belirtileri;
Alerjik nezle; Hapşırma, burunda tıkanıklık, kızarıklık, akıntı, kaşıntı ile seyreden ve toplumda sık görülen bir hastalıktır. İlkbahar ve sonbaharda çeşitli polenlerin ortaya çıkması ile belirtilerde artış gözlenir.
Saman nezlesi;
Çocukluk döneminde başlar ve ataklarla devam eder. Saman nezlesine, çiçek tozları, otlar, çimen ve küfler, mevsimlik; ev tozları ve yün sebep olur.
*Saman nezlesinde; Burun akıntısı, hapşırma, burunda kaşıntı, her iki gözde sulanma, kaşıntı ve yanma vardır.
* Gözler şiş ve kızarık, burun mukozası soluk mâvimsi renktedir.

Alerjiden Nasıl korunulur?
* Polenlerden korunmak için bahar aylarında pencerelerimizi kapalı tutmak önemlidir.
* Özellikle kuru ve sıcak havalarda polenlerden kaçınılmalıdır.
*Akarlar ve dışkıları, ev tozları alerjik nezleye sebep olurlar. Bunun için elektrik süpürgesi ile sık sık temizlik yapılmalı ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla yıkanmalıdır.
* Yiyeceklerin küflenmesine fırsat vermemek önemlidir.
* Alerjen, ev tozu veya yün ise, tozsuz, yünsüz oda hazırlanmalıdır.
* Bütün örtü ve eşyâlar, antijenik olmayan maddelerden olmalıdır.
* Battaniye, yataklar, ve yastıklar için mümkünse toz geçirmiyecek kılıflar kullanılmalıdır.
* Suni boyalı gıdalar, meşrubatlar, boyalı sakız, dondurma, kuruyemiş fazla yenmemelidir.
* Ev ve bahçe temizliği yaparken koruyucu maskeler kullanılabilir.
* Sigara kullanıyorsanız bırakmaya çalışın, bırakamıyorsanız mümkün olduğunca azaltın.
Ayrıca;
Alerji tedavisinde bir çok ilaçtan yararlanılmaktadır. Gideceğiniz doktor detaylı muayene ve testler sonrasında size en uygun olanını seçecektir.
Şifalı Bitkiler
Çay hakkında bilgi
Lezzet keyfi.
Sohbetlerin vazgeçilmesi sıcak demleme çay;
Gün boyu birçoğumuzun tükettiği sıcak içeceğimiz.
Tavşan kanı kıvamında demleme çay kış günlerinde içimizi ısıtırken, yaz günlerindede vazgeçilmezimizdir.
Güne başlarken bir çok insanın zevkidir çay.
Sabah kahvaltısında ve güne iyi başlamanın önemli bir parçasıdır.
Çayın yanına sabahları simit, peynir ve zeytin; pekte güzel gider.
Akşam yemeği sonrası keyfi
Dünyada yaklaşık 1500 çeşit çay bulunmaktadır. Avrupa’da 13. yüzyıldan bu yana keyif maddesi olarak kabul ediliyor. Çinliler tarafından İ.Ö 2737 yılında keşfedilen siyah çayı bu kadar tüketirken, acaba sağlıklı olup olmadığını düşünüyor muyuz?
Biliyor muyuz acaba bu kadar tükettiğimiz çay ne kadar faydalı?
Yeşil çay ve siyah çay arasında fark var mı?
Çayın besin değeri nedir? Çay uyku kaçırır mı? gibi sorular belki hepimizin kafasını zaman zaman meşgul edebilir.
Siyah çayı demleme sırasında, kafein, organik asitler, polifenol türevleri ve minerallerin bir kısmı suya geçer. Demlenme süresi uzadıkça, bu öğelerin suya geçen miktarları da artar. Böylece çayın rengi koyulaşır ve tadı acılaşır.

Çayın Faydaları;
Sağlık için Yeşil çay:
*Çin ve Japonya gibi ülkelerde yaygın olarak kullanılan ‘Yeşil çay’da, aminoasit içeriği siyah çaydan daha yüksektir. Ancak, polifenol içeriği ise düşüktür.
*Siyah çay polifenollerin enzimatik oksidasyonuyla elde edilir. Yeşil çayda ise çaydaki enzimler etkisizleştirilerek, polifenollerin oksidasyonu önlenir.
*Yeşil çayın kafein içeriği de siyah çaydan düşüktür. Yeşil çay da siyah çay gibi demlenerek hazırlanır.
* Özellikle Poşet çayın kafein içeriği, normal siyah çaydan biraz daha düşüktür.
Meyve çayları;
Yeşil çay kadar sağlıklıdır. Bitki ve meyve çayları.
Özellikle bitki ve meyve çaylarınızı tarçın, karanfil, nane gibi aromalarla da zenginleştirdiğiniz taktirde güzel lezzetler elde etmek mümkün.
Siyah çayın besin değeri:
* İki – üç dakika kaynar suyla demlenmiş çayda, 30 miligram civarında kafein bulunur. Demlenme süresi uzadıkça, bu miktar artar…
* İçilen sade çayda protein, yağ ve karbonhidrat yoktur…
* Bir fincan çaydaki manganez miktarı 0.1 – 0.3 miligram arasında değişir.
* Bir fincan çay 60 – 70 miligram potasyum ve 0.10 – 0.12 miligram flor sağlar.
Çay, kafein içeriğinden dolayı uyuklamayı önleyicidir.( ancak, sürekli kafeinli içecek alanlarda uyku bozukluğu gözlenmemiştir.)Bireyler eğer çay ya da kahve alamadıklarında, huzursuzluk ve baş ağrısı gibi belirtilerden yakınırlar ve kafein aldıklarında bu belirtiler kaybolur.
Çok sevdiğimiz, ve de tavşan kanı geleneğimiz siyah çaydan vazgeçmeyelim…Ancak sağlıklı bir yaşam için, ‘yeşil çay ve bitki çaylarınıda’ ihmal etmeyelim.
Vitamin ve Minareller
Folik Asit (Folat) Faydaları Nelerdir
Folat olarak ta bilinen folik asit, suda çözünür bir B vitaminidir. Herkesin ve her gün bu vitamine ihtiyacı var. Folik asit, vücutta büyük miktarlarda depolanamıyor. Bu nedenle vücudun işlevini gerektiği şekilde yerine getirebilmesi için her gün gıdalarda ya da ilaç şeklinde alınması gerekiyor. Diğer vitaminler gibi folik asit de eczanelerde kolayca bulabileceğiniz bir vitamin.
Neden her gün Folik Asit (Folat) ?
Folat DNA oluşumuna yardımcı oluyor. Hücrelerin ne tür hücreler olacağına DNA karar verdiği için bunun önemi çok büyük. Büyüme ve gelişmenin doğru şekilde ilerlemesi açısından Folat önemli. Çünkü hücreleri günlük olarak yenilemede vücuda yardımcı oluyor. DNA oluşumunda ki rolü sebebiyle, Folat sağlıklı eritrosit (alyuvar veya kırmızı kan hücreleri) oluşumunda da gerekli. Vücutta ki birçok reaksiyon için Folat gerekiyor. Vücudun işlevini gerektirdiği şekilde sürdürmesi için, bir maddenin başka bir maddeye dönüştürülmesine yardımcı oluyor.
Folik Asit (Folat) Başka Yararları
Beyin ve omurgada doğum kusurları oluşma riski folik asit kullanımı ile azaltılabilir. Anne karnındaki bebek te oluşabilecek tüm özürleri, sakatlıkları ve rahatsızlıkları folik asitle engellemek mümkün. Kadınların vücudunda hamile kalmadan önce yeterli miktarda folik asit bulunmalı. Folik asit, Bazı hastalıkların riskinin azalmasında çok başarılı. Mesela koroner kalp hastalığı ve felç gibi kardiyovasküler hastalılar, kolon, meme ve servikal kanser gibi kanserler ve Alzheimer, demans ve depresyon gibi beyni veya zihinsel fonksiyonu etkileyen hastalıklar.
Hamile kadınların her gün 400 mikrogram folik asit tüketmeleri öneriliyor. Değişik Durumlarda doktor kontrolüyle bu miktar 4,0 miligramdan 4.000 mikrograma çıkartılabilir. Kadınların, ekstra folik asit ihtiyaçlarını günde birden fazla multivitamin alarak karşılama yoluna gitmemesi gerekiyor, çünkü bu yöntem, A vitamini gibi diğer vitaminlerin sağlıksız boyutta alınmasına yol açabilir. Folik asit’i dozunda ve zamanında kullanın.
İlginizi Çekebilir






